Okula uyum sürecinde pek çok veli, çocuğunun daha kolay alışabilmesi için ilk zamanlarda sıklıkla okula gitmektedir. Anne ve babasından ayrılmak istemeyen çocuklar devamlı olarak onları yanında isterken, kimi zaman veliler sınıflara dahi girebilmektedir. Okula yeni başlayan çocukla sınıfa girmek belirli aralıklarda yapıldığında çocuğun okula alışabilmesine ve girdiği bu yeni ortamda kendini güvende hissetmesine yardımcı olurken, bu durumun kesinlikle sürdürülmemesi gerekmektedir.

Okula Yeni Başlayan Çocuklara Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Her yeni yılın başlangıcı gerek veliler, gerekse öğrenciler açısından sevinç ve sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Okula alışma döneminde kimi çocuk aşırı heyecanlı ve mutlu olurken, kimi çocuklar ise stresli ve kaygılı olabilmektedir. Dolayısıyla bu dönemde çocuklara karşı yaklaşım oldukça önemlidir.

Okula yeni başlayan çocukla sınıfa girmek, ancak bu durumu birkaç günden ileriye götürmemek, okulun ona kazandıracaklarını vurgulamak, saldırgan ve kırıcı tutum sergilemekten kaçınmak ve daha anlayışlı yaklaşmak bu süreci daha kolay bir hale getirecektir.

Çocuklarda Nelere Dikkat Edilmelidir?

İlkokula başlayan çocuğun psikolojisi oldukça hassas olduğundan bu konuda dikkat edilmesi gereken pek çok konu bulunmaktadır. Örneğin; okula gitme konusunda ebeveynlerin kedin ve net bir duruş sergilemesi, çocukla her zaman açık ve anlaşılır bir şekilde iletişim kurulması, kendisi ile beraber diğer çocukların da aynı şeyler yaşadığını söylenmesi, kesinlikle karşılaştırıcı bir tutum sergilenmemesi, okulun ilk gününden son gününe kadar öğretmenle iletişim halinde olunması dikkat edilmesi gereken konular arasında yer almaktadır. Bu sayede çocuğun başarılı bir eğitim-öğretim yılı geçirmesine yardımcı olunabilmektedir.

Okula Başlayan Çocuğun Psikolojisi

Ebeveynler zaman zaman ilkokula başlayan çocuğun psikolojisi konusunda sorunlar yaşamakta ve sorunların çözümü konusunda yetersiz kalabilmektedir. Bu gibi durumlarda her zaman profesyonel bir destek alınması faydalı olacaktır.

Bu gibi durumlarda danışanlarına destek olan ve ne yapılması gerektiğini öğreten psikolog ve terapistler, hem çocukları, hem de ailelerini terapiye dahil ederek sorunun kaynağını tespit etmekte ve çözüm yolu sunabilmektedir. Bu sayede çocuk sorunlarının üstesinden gelebilirken aileler de kriz anında yapabilecekleri hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. Dolayısıyla uzun vadede çözüm elde edilebilmektedir.