Günümüzde oldukça sık rastlanan depresyon, bireylerde belli bir süre devam eden isteksizlik durumu, hayatından hoşnut olamama, özgüvenini her geçen gün biraz daha azalması, mutlu olamama ve umutsuz olma gibi durumları kapsayan bir ruhsal bozukluk ya da duygudurum bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. İnsanın psikolojisi ile yakından ilişkili olan bu bozukluk, bireylerin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Depresyon belirtileri, genellikle kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Fakat genel olarak en fazla rastlanılan belirtiler ise; günlerce, hatta aylarca devam eden endişeli, üzgün, boş ruh hali, karamsarlık, kararsızlık ve bunun gibi durumlardır. Depresyon aynı zamanda bireylerde kendisini değersiz hissetme, suçluluk ve çaresizlik gibi hislere neden olabilmektedir.  Depresyon haline bürünen bireyler normal şartlarda zevkle yaptıkları işlerden ve aktivitelerden artık zevk alamamakta yeme – içme, giyinme gibi zorunlu günlük işlerini yerine getirirken dahi güçlük çekmektedir. Bu türden depresyon evrelerinde bireylerin mutlaka bir uzmana danışması ve tedavi görmesi gerekmektedir.

Depresyon Türleri Nelerdir?

Depresyon, çeşitli gruplarda sınıflandırılarak incelenebilmektedir. Bu ruhsal bozukluk kendini pek çok türde gösterebileceği gibi, genellikle bu türler iki ana kategoride gruplandırılmaktadır. Depresyon türleri olarak adlandırılan bu gruplar ise; klinik depresyon (majör depresif bozukluk) ve distimik bozukluktur.

Klinik depresyon, depresyon türleri arasında en şiddetli ve tehlikeli olan tür olarak değerlendirilmektedir. Kendiliğinden geçmesi mümkün olmayan bu tür depresyonlar adına bir tanı koyulabilmesi için, bireylerde bazı belirtilerin en az 2 hafta boyunca devam ettiği görülmelidir. Bu belirtiler ise;

  • Günün büyük çoğunluğunu depresif olarak geçirme,
  • Belirgin bir kilo artışı ya da kaybı,
  • Günlük aktivitelere karşı ilgisizlik,
  • Tekrarlayan intihar ya da ölüm düşünceleri,
  • Şiddetli uykusuzluk ya da uyku hali ve hareketlerde yavaşlamadır.

Distimik bozukluk ise; depresyonun hafif, ancak kronik formları arasında yer almaktadır. Bu türdeki bir depresyonun semptomları genellikle 2 yıl boyunca devam ederken, kişinin yaşamını diğer türe göre daha fazla etkilemektedir. Distimik bozukluğu olan bireylerde etrafındakiler tarafından çoğunlukla devamlı şikayet eden, eleştirel ve hayattan zevk almayan bireyler olarak görülürler.

Öte yandan pek çok kişi tarafından merak edilen depresyon nedenleri de çeşitlilik gösterebilmektedir. Çoğunlukla biyolojik, genetik ve psikososyal faktörlerden kaynaklanan bu nedenler;

  • Kötü yaşam şartları,
  • Doğum ve fiziksel rahatsızlıklar,
  • İşsizlik,
  • Yetersizlik,
  • Yoksulluk,
  • Alkol ve madde bağımlılığı,
  • Kullanılan bazı ilaçlar,
  • Tiroid gibi bazı hastalıklar,
  • Beyin yapısı ve fonksiyonlarındaki bazı bozukluklar ya da genler olabilmektedir.

Depresyon Tedavisi için Psikolog ile Görüşmelisiniz

Bir bireyin, kendisinde depresyon evreleri ya da en başında iken belirtileri görülmeye başladığında mutlaka bir uzmana yönlendirilmesi gerekmektedir. Depresyon gibi ruhsal bir rahatsızlığı tedavi edecek olan hekimler ise, alanında uzman olan psikolog ya da psikiyatrilerdir.

Depresyon için uygulanan tedavi yöntemleri genellikle ilaç tedavisi, terapi ya da her ikisidir. Yani psikoterapi uygulanan bir hastanın tedavisi bazen ilaçlar ile de desteklenebilmektedir. Bunun için de her iki hekim beraberce çalışabilmektedir. Fakat çoğunlukla bu gibi psikolojik rahatsızlıklarda ilk aşama terapi almaktır. Bu sayede bireylerin depresyon evreleri incelenebilmekte, sorunun kaynağı tespit edilebilmekte ve bu sorunlara karşı nasıl mücadele edilebileceği, nasıl başa çıkılabileceği hakkında gerekli bilgilere sahip olunabilmektedir.