Anoreksiya nevroza hastalığı, bir çeşit yeme bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Hem zihni, hem de bedeni etkileyen bu rahatsızlık, insanın psikolojisi ile yakından ilişkilidir. Anoreksiya nevroza hastalığı diyet ile başlayıp daha sonra kontrol edilemez bir hal alabilmekte ve bu hastalar devamlı olarak kendisini kilolu olarak hissedebilmektedir. Erkeklere kıyasla daha kadınlarda daha sık görülen anoreksiya nevroza hastalığı, en başında iken teşhis edilip tedavi edilmediğinde, hayat boyu devam edecek ciddi psikoloji sorunlarına ve hastalıklara neden olabilmektedir.

Anoreksiyanın yol açtığı sorunlar ya kişinin fiziki koşullarına yönelik, ya da ruhsal durumuna yönelik olmaktadır. Bu gibi durumlar ile karşı karşıya kalmamak adına beslenme alışkanlıklarında değişiklik yaşamaya başlayan kişilerin kısa süre içerisinde profesyonel bir destek alması gerekmektedir.

Anoreksiyanın Yol Açtığı Fiziksel Sorunlar

Anoreksiya nevroza hastalığının tedavisi oldukça önemlidir. Bu hastalığa yakalan bir kişi hızla kilo kaybı yaşamaya başlamakta, yemek yiyememekte, yediklerini ise direkt olarak kusmaktadır. Bu gibi durumlar ise çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Örneğin;

  • Adet düzeninde bozukluk,
  • Adet görememe durumu,
  • Cildin renginin sarımtırak bir renge dönmesi ve kurumaya başlaması,
  • Kansızlık,
  • Kabızlık problemi,
  • Kemiklerde zayıflama,
  • Aşırı derecede kilo kaybı,
  • Tırnaklarda mavimsi bir renk değişikliği,
  • Erkeklerde testis oranındaki düşüş,
  • Vücut ölçülerinin hastalıklı seviyede incelmesi,
  • Saç ve tırnakların çabuk kırılması,
  • Kalp ritminin düzensizleşmesi,
  • Uyku bozuklukları,
  • Böbrek hastalıkları,
  • kişinin devamlı olarak kendini yorgun ve halsiz hissetmesi gibi durumlar anoreksiyanın yol açtığı fiziksel sorunlar arasında yer almaktadır.

Anoreksiyanın Yol Açtığı Ruhsal Sorunlar

Anoreksiya nevroza hastalığı, kişilere yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal açıdan da pek çok soruna neden olabilmektedir. Zaten psikiyatrik bir yeme bozukluğu olan anoreksiya nevroza, hastaların ruhsal olarak da çökmesine neden olmaktadır.

Anoreksiyanın yol açtığı ruhsal sorunlara bakılacak olursa;

  • Dışarıdan zayıf olduğu söylenmesine rağmen kişinin kendini şişman hissetmesi,
  • Devamlı olarak yiyeceklerle alakadar olması,
  • Acıktığını kabul etmemesi,
  • Yemek yemeyi reddetmesi,
  • Kilo almaktan korkması,
  • Sosyal hayattan ve ortamlardan kendini geri çekmesi,
  • Oldukça agresif olması,
  • Depresif olan ruh hali ve depresyon durumu gibi durumlar bu hastalığın neden olduğu ruhsal sorunlar arasında yer almaktadır.

Anoreksiyanın Tedavisi Mümkün mü?

Anoreksiyanın tedavisi mümkün olmakla beraber oldukça zorlu bir süreçtir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken ilk iş, profesyonel bir destek alınması ve tedavi sürecinin başlatılmasıdır.

Anoreksiya nevroza hastaları için hem tıbbi, hem psikolojik, hem de beslenme ile alakalı bir tedavi programı hazırlanmaktadır. Hastaların genellikle kendi başlarına tedaviye yönelmemesi, bu hastalığın tedavisini zorlaştırmakta ve daha uzun sürmesine neden olmaktadır.

Anoreksiya nevrozanın psikiyatrik bir yeme bozukluğu olması nedeniyle psikolojik açıdan destek alması da oldukça önemlidir. Bu alanda uzman olan bir psikolog ile görüşmeler gerçekleştiren hasta, düzenli olarak katılacağı terapiler sayesinde anoreksiyayla nasıl başa çıkabileceğini, kendisiyle barışık olmayı ve bunun gibi durumların üstesinden gelebilmeyi öğrenmektedir. Dolayısıyla psikoterapiler, anoreksiya hastalığının tedavisindeki en önemli yöntemlerden biri olmaktadır.