Anksiyete Bozukluğu Ömür Boyu Sürer mi?

Anksiyete bozukluğu ile karşı karşıya olan bireyler, panik düzeyinin en üst seviyelere ulaştığı atak durumlarında kötü bir şey yaşayacakmış gibi hissederek, içerisinde bulunduğu bu durumu daha tehlikeli ve kötü görmektedir. Anksiyete bozukluğu olan bireylerde bu his bir hayli kuvvetli olmakla beraber ömür boyu sürecekmiş gibi hissedilmekte ve çoğu zaman tedaviye gerek görülmektedir.

Anksiyete, diğer bir deyiş ile kaygı bozukluğu olan bireylerin atak hallerinde panik, korku ve aşırı derecede kaygının yanı sıra ellerde oldukça fazla terleme, kalp atışlarında hızlanma, nefes alış – verişlerin düzensizleşmesi, şiddetli baş ağrısı, sık sık tuvalete çıkma, mide krampları ve bunun gibi çeşitli fiziksel anksiyete belirtilerine rastlamak mümkündür.

Tüm bunların yanı sıra huzursuz, sinirli ve gergin hissetme, ellerde titreme, kendini zayıf ve güçsüz hissetme, hazımsızlık, uykuya dalmakta güçlük çekme, nefes daralması, kaygıyı kontrol etmede güçlük çekme, dikkat dağınıklığı, odaklanma problemi, anksiyeteye sebep olduğu düşünülen durumlardan kaçınma hissi gibi durumlar da anksiyete belirtileri arasında yer almaktadır.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu ile alakalı olarak yapılan araştırmalara göre, bu hastalıkta çevresel ve genetik etkenler bir arada etkili olmaktadır. Bireylerde anksiyeteye yol açan etkenler ise;

  • Bireylerin çocukluğundaki utangaçlık halleri,
  • Davranışlardaki tutukluk,
  • Boşanmış ya da dul olmak,
  • Sınırlı ekonomik özgürlüğe sahip olmak,
  • Aileden kaynaklı psikolojik problemler,
  • Çocukluk döneminden beri stresli olaylar ile karşı karşıya kalma ve öğleden sonraki saatlerde tükürükteki kortisol düzeyinin artış göstermesidir.

Anksiyete Bozukluğu Ömür Boyu Sürer mi?

Anksiyete bozukluğu pek çok türe ayrılırken, bu hastalığın tedavisi günümüzde mümkün hale getirilmiştir. Anksiyete tedavisi için ilk olarak yapılması gereken alanında uzman bir psikolog ya da psikiyatra başvurmak olacaktır. İlk başvuruda uzman hekimler tarafından yapılan psikolojik değerlendirmeler ile beraber bu hastalığın belirtilerinin herhangi bir fiziksel rahatsızlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit edebilmek adına incelemeler yapılmaktadır.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu bulunan pek çok hasta, almış olduğu tedaviden büyük ölçüde yarar görebilmektedir. Dolayısıyla bu hastalık ömür boyu sürmemekte, aksine iyi bir tedavi ile kontrol edilebilir hale getirilebilmektedir. Anksiyete bozukluğunda tercih edilen tedavi yöntemleri ise genellikle konuşa terapisi, bilişsel davranışçı terapi ve ilaç tedavisidir. Bilişsel davranışçı terapisinde bireylerden anksiyeteye neden olan düşünceler tekrardan irdelenmekte ve daha farklı davranış biçimleri edinmelerine olanak sağlanmaktadır.

Anksiyete Öldürür mü?

Anksiyete bozukluğu ölümcül olmayan bir ruhsal hastalık olurken, bireylerin bu konuda bilinçsiz olması bazen intihar gibi durumlara yol açabilmektedir. Dolayısıyla bireyin anksiyete belirtilerini kendinde ya da yakınlarında görmesi durumunda en kısa süre içerisinde bir uzmana görünmesi gerekmektedir.

Anksiyete Çalışmaya Engel mi?

Anksiyete çalışmaya engel olabilecek bir ruhsal hastalık türü değildir. Anksiyete (kaygı) bozukluğu olan birey herhangi bir kurumda çalışabilirken, elbette ki doktor kontrolünde olması gerekmektedir.  Bu sayede tedavi altında olan anksiyete bozukluğu hastaları, almış oldukları destek ve kullanmış oldukları ilaçlar sayesinde işinde başarı elde edebilmektedir.

Anksiyete Bozukluğu Genetik Midir? Geçici Midir?

Anksiyete bozukluğu, toplum içerisinde en sık rastlanılan psikolojik rahatsızlıklardan biridir. Ansiyete bozukluğu yaşayan kişi, panik seviyelerinin artmış olduğu kriz durumlarında, kötü bir şey olacakmış gibi hissetmekte ve içerisinde olduğu durumun kendisi için tehlikeli olduğuna inanmaktadır.

Bu rahatsızlık ile karşı karşıya olan bireylerde kaygı hissi oldukça kuvvetli olmakla beraber bu hissin hiç geçmeyeceği düşünülmekte, ancak iyi bir tedavi ile ortadan kaldırılabilmektedir. Anksiyete tedavisi genellikle terapi yöntemi işle gerçekleştirilmektedir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğunun neden kaynaklandığı henüz tam anlamıyla bilinmemek ile beraber, travmaya neden olan olayların ve genetik açıdan yatkınlığın kaygı bozukluğuna neden olduğu tahmin edilmektedir.

Tıbbi olarak bakıldığında anksiyete bozukluğuna neden olarak gösterilebilecek olan etkenler arasında kalp rahatsızlıkları, diyabet, solunum yolu problemleri, astım, madde bağımlılığı ya da yoksunluk, tiroid sorunları, hipertiroid, kronik ağrılar ve huzursu bağırsak sendromunun yanı sıra savaş – kaç mekanizmasına etki edebilecek olan ve çok az sıklıkta görülen tümör çeşitleri yer almaktadır.

Anksiyete Bozukluğunda Görülenler:

Bireylerin yaşamış oldukları anksiyete bozukluğu belirtileri genel olarak;

  • Gerginlik,
  • Sinirlilik,
  • Huzursuz hissetme,
  • Devamlı kötü bir durum ile karşı karşıya kalacakmış gibi hissetme,
  • Panik duygusu,
  • Kalp atışlarındın hızlanması,
  • Solunum problemleri,
  • Nefes alış – verişlerin hızlanması,
  • Ellerde titreme,
  • Terleme,
  • Kendini güçsüz ve zayıf hissetme,
  • Uyumakta güçlük çekme,
  • Odaklanma problemleri,
  • Dikkati endişe oluşturacak olan düşüncelerden uzaklaştırabilme çabaları,
  • Kaygıyı kontrol edememe,
  • Anksiyeteye sebep olduğu düşünülen durumlardan uzaklaşma isteğidir.

Kişilerde görülen anksiyete (kaygı) bozukluğunun pek çok türü mevcuttur. Genel olarak toplumda en çok görülen anksiyete (kaygı) bozukluğu türleri ise; obsesif – kompülsif bozukluk, panik atak, travmatik stres bozukluğu, genel anksiyete bozuklukları, sosyal fobi, sosyal kaygı bozukluğu ve belli nesneye ya da duruma karşı ortaya çıkan fobi olarak belirtilmektedir.

Anksiyete tedavi edilmediği takdirde, kişinin yaşamında önemli ölçüde problemlere neden olabilmektedir. Bu gibi hastalıklar için psikoterapi ve antidepresan gibi tedavi yöntemleri uygulanırken, sıklıkla tercih edilen tedavi yöntemi ise psikoterapidir. Bu gibi durumlarda kişinin alanında psikolog ya da psikoterapi uzmanından destek alması gerekmektedir.Randevual

Anksiyete Bozukluğu Genetik Midir? Geçici Midir?

Günümüzde bu rahatsızlığa oldukça sık rastlanılmasından dolayı pek çok kesim tarafından anksiyete bozukluğu genetik mi diye merak edilmektedir. Konu ile alakalı olarak yapılan araştırmalara göre, anksiyete (kaygı) bozuklukları hem genetik, hem de çevresel faktörlere dayanmaktadır. Araştırmacılar ağırlıklı olarak erken yaşta yaşanan travmatik olayların, kişilerin korku mekanizmasında hassasiyete yol açarak stres tetikleyicileri için oldukça duyarlı bir hale gelmesine sebep olduğunu ifade etmektedir.

Diğer adı ile kaygı bozukluğu olarak bilinen bu rahatsız, hemen hemen pek çok psikolojik rahatsızlıkta olduğu üzere iyi bir tedavi ile atlatılabilmektedir. Yani anksiyete bozukluğu geçici bir rahatsızlıktır. Ancak bu rahatsızlığın kendisini çok daha üst seviyelere taşımasına müsaade etmeden bireyin uzman bir terapistten destek alması gerekmektedir. Bunun ile beraber gerekli görüldüğü hallerde ilaç tedavisine de başlanılabilmektedir.

author-avatar

Hakkında Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit

Lisans eğitimini 2016 yılında İzmir Yaşar Üniversitesi’nde tamamlayan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, yüksek lisans eğitimini 2016 – 2018 yılları arasında İstanbul Üsküdar Üniversitesi’nde tamamladı. Yüksek lisansını “Bireylerde Benlik Saygısı ve Cinsel Özyeterlilik İlişkisinde Bilişsel Çarpıtmaların Rolü” başlığıyla tamamlayan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, Türk Psikologlar Derneği ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği üyesi olan Uzman Psikolog Mehmet Cem Yiğit, Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde, Samsun Özel Meva Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, İstanbul Np Beyin, Üsküdar Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Birimi’nde görev aldı.

İlgili gönderiler

3 thoughts on “Anksiyete Bozukluğu Ömür Boyu Sürer mi? Çalışmaya Engel mi?

  1. can dedi ki:

    bana göre engel gibi duruyor açıkcası neden derseniz bizim çalışma ortamlarımızın durumu ortada stress baya yüksek düzeyde mobbing i bilmem nesi işinin dışında alakasız iş veren bir amir tiplemeleri de var yapmadığın zamanda işten çıkarma gibi tehdit vs benzeri gibi davranışlar oldugu için insanın anksiyetesi istemsiz coşuyor özellikle çalıştığım yerde 2 aydan fazla duramadım hastalık gibi bir etmenin olması zaten umursanmıyor adam iş yerinde bu adam hasta anksiyetesi var diyip ona göre muakeme gösteremez sana göstermez de zaten eğer zaten ilaç kullanıyorsan hiç bir işe girebilme ihtimalin yok bile çünkü ilaçlara kötü gözle bakılıyor ki hastalık umursanmıyor ama işin içine ilaç girince zaten direkt pas geçiliyorsunuz alınma konusunda aslında bu bile başlı başına bi engel zaten bu benim görüşüm yaşadım çünkü birebir umursayan hiç yok hastalığı ama konu ilaca gelince hemen yargısız infaz yapıyorlar alınacağınız varsa bile alınmıyorsunuz ve şuan hala işim yok iş ararken bunu belirtsen ayrı dert belirtmesen ayrı

    1. Koray şekercioğlu dedi ki:

      Benimde sosyal anksiyetem var is yerinde rahat olamıyorum tedirgin oluyorum yoğun tempolu isler bana göre değil rahat işte her yerde bulunmuyor keşke memur olabilseydim desemde o işte bile rahat olmak lazım.

  2. Osman dedi ki:

    Anksiyite olduğumu düşünüyorum yaklaşık 5 aydır huzursuz karamsar her şeyin kötü yönüyle bakıyorum 57 yaşındayım hiç pisikolojik sorunum olmadı bu yaşa kadar gayet neşeli bir kişiydim sebebi ne olabilir

Yoruma kapalı.