Yükseklik Korkusu Nedir? Tedavisi Mümkün mü?

Akrofobi, psikoloji literatüründe yükseklik korkusu anlamına gelmektedir. Akrofobi sahibi olan bireyler yüksek olan binalara çıkmaktan kaçınmaktadır. Yapılan araştırmalara göre dünya üzerinde milyonlarca akrofobisi olan insan bulunmaktadır. Çocuk ya da yetişkin pek çok bireyde görülebilecek olan bu psikolojik problem, diğer problemler gibi acil tedavi gerektiren ya da günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen bir problem değildir. Fakat buna rağmen kontrol altına alınması gerekmektedir.

Yükseklik Korkusu Nedir?

Yükseklik korkusu, bazı bireylerde çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkan ve yüksek olan yerlerden kaçınma durumu olarak tanımlanabilmektedir. Akrofobi olarak bilinen yükseklik korkusu, nüfusun yüzde 2’si ile 5’inde görülebilmektedir. Üstelik bu yüzdeliklerin çoğunu kadınlar oluşturmaktadır.

Yükseklik korkusu belirtileri genellikle bireylerde aynı şekilde seyretmektedir. Örneğin; yüksek bir apartmanın en üst dairelerinden birine misafirliğe giden akrofobili bir birey, aşırı derecede gerginlik hissetmekte, balkona çıkamamakta, hatta pencereye dahi yaklaşamamaktadır. Öte yandan akrofobisi olan bireyler nadiren de olsa yapmış olduğu bazı günlük aktiviteler konusunda güçlük çekmektedir. Öte yandan yükseklik korkusunun en bilinen ve belirgin belirtileri ise; anksiyete, panik atak, kontrol kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, gerilme ve kaslarda gerginlik, şiddetli kalp çarpıntısıdır.

Yükseklik Korkusu Neden Olur?

Yükseklik korkusu nedenleri her bireyde farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenlere genel olarak bakılacak olursa; çocukluk döneminde yaşanan yükseklikle alakalı bazı travmatik olaylar, doğuştan gelen yükseklik korkusu ve bilişsel süreçte yaşanan sapmalar, yükseklik korkusu nedenleri olarak sayılabilmektedir.

Travmatik olaylara dayanan akrofobi: Çoğu zaman bu durum, çocukluk döneminde ortaya çıkmaktadır. Bireyin önemli ölçüde etkilenmiş olduğu yükseklikle ilişkili kazalar ya da düşme gibi durumlar, en sık karşılaşılan nedenlerdendir. Elbette ki bu durum, yükseklikle ilişkili her kaza geçiren bireyin akrofobisi olacağı anlamına gelmemektedir.

Doğuştan gelen yükseklik korkusu: Halihazırda pek çok bilim insanı, akrofobinin doğuştan gelen etkenleri ile alakalı kalıtsallık hakkında araştırmalarda bulunmaktadır. Yükseklik korkusu olan bir ailede dünyaya gelen çocukların doğduğu günden bu yana bu duruma şahit olduklarından, akrofobili bir birey olarak yetiştiklerine inanılmaktadır.

Akrofobide bilişsel önyargı: Bilişsel süreçte meydana gelen sapmalar, bazı fobilerin gelişmesine neden olabilmektedir. Yükseklik ile alakalı verilen yanlış bilgiler de, endişe seviyesi ve stres tepkisini artırarak akrofobiye neden olabilmektedir.

Yükseklik Korkusunun Tedavisi Mümkün mü?

Yükseklik korkusu, tedavisi mümkün olan sorunlardandır. Bu gibi psikolojik sorunlarda genellikle çeşitli terapi yöntemleri uygulanmaktadır.

Yükseklik korkusu şikayeti ile kendisine gelen hastaları ile ilgili bazı incelemelerde bulunan psikologlar, öncelikle yükseklik korkusu nedenleri hakkında araştırmalar yapmakta ve bu nedenlere göre bir psikoterapi yöntemi belirlemektedir. Özellikle bilişsel – davranışçı terapi, bu alanda en sık uygulanan psikoterapi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde bireyler yükseklik korkusu ile nasıl başa çıkabileceğini öğrenebilmekte, korkusu ile yüzleşebilmekte ve bu durumun üstesinden gelebilmektedir. Yükseklik korkusu olan birey, daha önce hayal dahi edemediği çeşitli problemlerin üstesinden bu şekilde kolaylıkla gelebilmektedir.