Travma, günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen, maddi ya da manevi hasarlara neden olan olaylar olarak ifade edilebilmektedir. Günlük rutini bozan, ani ve hiç beklenmedik bir şekilde gelişen, kaygı, dehşet, panik ve korku gibi duygulara neden olan ve bireyin anlamlandırma sürecini etkileyen olaylar olarak tanımlanan travmaya, yaşanmış bir trafik kazası, deprem, sel gibi doğal afetler, 20 yıllık evlilik gösterilen ilk şiddet ya da taciz gibi durumlar örnek gösterilebilmektedir. Bu gibi travmalara maruz kalan kişilerin tedavi olması ya da terapi görmesi şarttır.

Travmanın Belirtileri Nelerdir?

Travmanın psikolojik ve fiziksel olmak üzere pek çok çeşidi bulunmaktadır. Travma belirtileri de, bu türlere göre değişiklik gösterebilmektedir. Fakat genel olarak bakılması gerekirse travma belirtileri fiziksel, sosyal ve zihinsel belirtiler ya da tepkiler olarak incelenmektedir.

Travmanın fiziksel belirtileri;

  • Mide bulantısı ve Kusma,
  • Göğüs ağrısı,
  • Kalp çarpıntısı,
  • Yorgunluk ve Baş dönmesi,
  • Baş ağrısı,
  • Bayılma hissi,
  • Titreme, terleme,
  • Depresif duygu durumu,
  • Korku,
  • İnkar,
  • Hayal kırıklığı, panik, kaygılı olma ve kızgınlıktır.

Travmanın zihinsel belirtileri;

  • İlk şok,
  • Bellek ile alakalı problemler,
  • Dikkatsizlik,
  • Araya giren düşünceler,
  • Kabuslar ve Hayaller,
  • Eskileri hatırlayamama,
  • Yönünü bulamama,
  • Kendini geri çekme,
  • Kıpır kıpır olma,
  • Yeme – içe problemleri,
  • Alkol ve madde bağımlılığı,
  • Kolayca korkma,
  • Yanlış kararlar verme,
  • Uyku bozuklukları gibi belirtilerdir.

Travmanın sosyal belirtileri ise;

  • İş, okul, arkadaşlık ya da evlilik ilişkilerinde problemler,
  • İnsanlardan kolaylıkla uzaklaşma,
  • Aşırı derecede yargılayıcı ve suçlayıcı konuşma,
  • Her şeyi kontrol etme isteğidir.

Travmanın Nedenleri Nelerdir?

Travma nedenleri, travmanın türüne ve yaşanış şekline göre değişiklik göstermektedir. Çoğunlukla bireyin herhangi bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya kalması durumu ile yakından ilişkili olan travma nedenleri, bireyin yaşama karşı tehdit algılaması, vücudun bütünlüğüne karşı tehdit algılaması, sevdiklerinin tehlikede olduğunu algılaması, inanç sistemine yönelik bir tehlikenin oluşması, fiziksel hasara maruz kalınması, fiziksel hasarın meydana gelişine maruz kalınması, bu gibi durumlarda aşırı korku, panik, endişe, kaygı, dehşet gibi duygulara kapılması ve bunun gibi pek çok durum olarak sıralanabilmektedir.

Travma Sonrası Yaşantı

Travma durumlarında en az travmanın kendisi kadar sonrası da önemlidir. Genellikle bireyler travma sonrası stres bozukluğu gibi problemlerle karşılaşabilmektedir. Özellikle fiziksel hasar gibi durumlara maruz kalınması gibi olaylar neticesinde meydana gelebilecek travma sonrası stres bozukluğu, bireyin psikolojisinde de büyük hasara neden olabilmektedir. Travma sonrasında bireyin göstermiş olduğu tepkiler aynı zamanda travma yaşandığını gösteren belirtiler olurken, bu tepkiler bireyde kötü sonuçlara neden olabilmektedir. Dolayısıyla bu gibi durumlar ile karşı karşıya kalmamak adına, travma sonrası terapi ya da tedavi alınması oldukça önemlidir. Travma için terapi yapacak olan uzman hekim psikolog olurken, ilaç tedavisi ise psikiyatri tarafından yapılmaktadır.

Genellikle ağır stres tepkileri travma sonrası yaşantıya işaret ederken, bireyin göstermiş olduğu bu tepkiler psikolog tarafından bir tedaviye başlanmasına ve bu sayede de başka travmaların yaşanmasının önüne geçilmesine fayda sağlayabilmektedir.