İçeriğe geç

Terk Edilme Korkusu Nasıl Yenilir?

Terk edilme korkusu nereden geliyor? Nasıl göründüğü, kendini gerçekleştiren döngü, güvence arama tuzağı ve korkuyu azaltan çalışma başlıkları.

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Terk edilme korkusu, ilişkilerde en çok sessizce taşınan başlıklardan biri.

Sessiz kalmasının bir sebebi var: kişi bu korkunun orantısız olduğunu çoğu zaman kendisi de biliyor. Bunu söylemek, zayıf ya da takıntılı görünmek gibi geliyor.

Oysa korkunun kendisi ilişkiyi bozmuyor. Bozan şey, korkuya verilen tepkiler.

Nasıl Görünüyor

Sürekli güvence arama. “Beni seviyor musun”, “kızgın mısın”, “bir şey mi oldu”. Cevap alınıyor ancak rahatlama kısa sürüyor.

Küçük işaretlere aşırı duyarlılık. Geç dönen bir mesaj, ses tonundaki ufak bir değişim, kısa bir dalgınlık. Bunlar bir tehdit olarak okunuyor.

Zihin okuma. Karşı tarafın niyeti hakkında olumsuz tahminler yürütmek ve bu tahminlere göre tepki vermek.

Kontrol davranışları. Konum, telefon ve sosyal medya takibi.

Sınama. Karşı tarafın tepkisini ölçmek için yapılan davranışlar. Küsmek, uzaklaşmak ya da ayrılıktan söz etmek.

Kendini kaybetme. İlişkiyi korumak için kendi isteklerinden, arkadaşlarından ve planlarından vazgeçmek.

Erken bitirme. Bazı kişilerde tersi görülüyor. Terk edilmemek için ilişkiyi önce kendisi bitiriyor.

Yakınlıktan kaçınma. Bir grupta ise korku, hiç yakınlaşmama biçiminde çözülüyor. Bu, korkunun olmadığı anlamına gelmiyor.

Nereden Geliyor

Erken dönem bakım deneyimi. Öngörülemeyen bakım, yani ihtiyacın bazen karşılanıp bazen karşılanmaması, bu korkuyla en sık ilişkilendirilen zemin. Tutarlı bir yokluk bile, tutarsız bir varlıktan daha az kaygı üretebiliyor.

Erken kayıplar. Ebeveyn kaybı, uzun süreli ayrılıklar, hastane yatışları.

Boşanma. Özellikle açıklanmamış ve ani yaşanan ayrılıklar.

Aldatılma öyküsü. Bir kez yaşanan bir ihanet, sonraki ilişkilerde eşik düşürüyor.

Ani biten ilişkiler. Açıklanmadan biten bir ilişki, zihinde kapanmamış bir dosya bırakıyor.

Ailede sevginin koşullu olması. Değerin performansa bağlandığı bir ortamda, sevginin kaybedilebilir olduğu öğreniliyor.

Ebeveynde ağır ruhsal tablo. Ulaşılabilirliğin öngörülemez olduğu durumlar.

Bir grupta net bir kaynak bulunamıyor ve bu, çalışmayı engellemiyor.

Kendini Gerçekleştiren Döngü

Bu, en önemli bölüm.

Korku kendi başına bir ilişkiyi bitirmiyor. Ancak korkuya verilen tepkiler, korkulan sonucu üretebiliyor.

İşleyişi şöyle.

Kaygı yükseliyor. Kişi güvence arıyor, kontrol ediyor ya da sınıyor. Karşı taraf bunu bir süre karşılıyor. Zamanla yoruluyor. Yorgunluk mesafe olarak görünüyor. Mesafe, kaygıyı daha da yükseltiyor.

Sonuçta ilişki gerçekten zorlanıyor ve bu, korkuyu doğrulamış gibi görünüyor.

Bu döngünün kırılması, korkunun kendisinden çok davranışın değişmesiyle oluyor.

Ayrıca ters yönde çalışan bir başlık daha var: kendini kaybetme. İlişkiyi korumak için kendi alanından vazgeçen kişi, ilişkiyi daha da vazgeçilmez hâle getiriyor. Yaşamında başka bir şey kalmadığında, o ilişkinin kaybı gerçekten katlanılamaz görünüyor.

Güvence Arama Tuzağı

Güvence arama, korkunun en doğal tepkisi ve en çok besleyeni.

Mekanizma şu: güvence alındığında kaygı düşüyor. Beyin bu rahatlamayı güvenceye bağlıyor. Yani kaygının kendiliğinden geçebileceği bilgisi hiç edinilmiyor.

Sonuçta bir sonraki seferde yine güvence gerekiyor ve gereken miktar zamanla artıyor.

Buradaki çalışma, güvence aramayı bir anda bırakmak değil. Kademeli olarak azaltmak ve kaygının kendiliğinden düştüğünü deneyimlemek.

Bu, tek başına yapılması zor bir çalışma, çünkü ilk dönemde kaygı geçici olarak yükseliyor.

Ne İşe Yarıyor

Düşünceyi bir tahmin olarak görmek. “Beni terk edecek” bir gerçek değil. Bir tahmin ve sınanabilir. Geçmişte kaç kez bu tahmini yaptınız ve kaçı gerçekleşti.

Kanıtı ayırmak. Kaygının dayandığı somut kanıt ile yorum arasındaki farkı ayırmak. Mesajın geç dönmesi bir kanıt. “Benden sıkıldı” bir yorum.

Güvence aramayı kademeli azaltmak. Bir kontrol davranışını ertelemek ve kaygının ne kadar sürede düştüğünü izlemek.

Kaygıya tahammül etmek. Hedef kaygının hiç gelmemesi değil. Gelmesine rağmen davranışın değişmemesi.

Kendi alanını geri kurmak. Arkadaşlar, ilgi alanları, kendine ait zaman. Bu, ilişkiden uzaklaşmak değil, ilişkiyi taşıyamayacağı yükten kurtarmak.

Partnere anlatmak. Açıklanmayan tepkiler kişisel algılanıyor. “Bu tepkiyi sana değil, eski bir korkuya veriyorum” cümlesi çoğu ilişkide fark yaratıyor. Ancak bu, karşı tarafın sürekli güvence vermesini beklemek anlamına gelmemeli.

Geçmişi işlemek. Kapanmamış bir kayıp ya da ani biten bir ilişki varsa, asıl çalışma orada.

Uyku ve genel düzen. Uyku yetersizliği kaygıyı doğrudan yükseltiyor ve bu, en çok ihmal edilen alan.

Ne İşe Yaramıyor

Kendini suçlamak. “Neden böyleyim” döngüsü kaygıyı artırıyor.

Korkuyu bastırmak. Bastırılan kaygı davranışa dökülüyor.

Sürekli sınamak. Sınama, güven kurmuyor. Karşı taraf testi geçse bile rahatlama kısa sürüyor.

İlişkiyi önce bitirmek. Kontrolü ele almak gibi görünüyor ancak korkuyu doğrulayan bir deneyim daha ekliyor.

Yakınlıktan tümüyle kaçınmak. Korkuyu ortadan kaldırmıyor, yalnızca sınanmasını engelliyor.

Sürekli güvence talep etmek.

Ne Zaman Farklı Bir Tablo

Terk edilme korkusu tek başına bir tanı değil. Ancak bazı tablolarda belirgin bir bileşen olarak yer alıyor.

Kaygı bozuklukları. Kaygının yalnızca ilişkiyle sınırlı olmadığı durumlarda.

Çökkünlük. Değersizlik duygusuyla iç içe geçtiğinde.

Travma sonrası tablolar. Ani bir kayıp ya da örseleyici bir ilişki sonrasında.

Sınır kişilik örüntüsü. Bu tabloda terk edilme kaygısı tanımlayıcı ölçütlerden biri olarak yer alıyor ve tablo daha kapsamlı bir çalışma gerektiriyor.

Bu ayrımlar önemli, çünkü çalışmanın kapsamını belirliyorlar.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda korkuyu ortadan kaldırmayı hedef olarak koymuyorum, çünkü ulaşılamaz bir hedef sürekli başarısızlık duygusu üretiyor. Odağım korkuya verilen tepki: kontrol, sınama ve güvence arama. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatıp döngüyü besliyor. Kimseden partnerinden güvence istemeyi bir anda bırakmasını istemiyorum, kademeli ilerlemek daha kalıcı sonuç veriyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Korku günlük yaşamınızı ve uykunuzu etkiliyorsa
  • Kontrol ve güvence arama davranışlarını durduramıyorsanız
  • İlişkilerinizi bu korku nedeniyle kaybettiğinizi düşünüyorsanız
  • Yakınlıktan tümüyle kaçınıyorsanız
  • İlişkiyi korumak için kendinizden vazgeçtiğinizi fark ediyorsanız
  • Ayrılık düşüncesi taşınamaz düzeyde kaygı üretiyorsa
  • Tabloya çökkünlük ya da yoğun kaygı belirtileri eşlik ediyorsa
  • Geçmişte ani bir kayıp ya da örseleyici bir ilişki yaşadıysanız

Bu korku ilişkilerinizi kontrol etmeye götürüyorsa döngü kendini besliyor. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Terk edilme korkusu bir hastalık mı?

Tek başına bir tanı değil. Ancak bazı tablolarda belirgin bir bileşen olarak yer alıyor ve günlük yaşamı kısıtladığında üzerinde çalışılması gereken bir başlık hâline geliyor.

Korku nereden geliyor?

Erken dönemdeki öngörülemeyen bakım deneyimi, kayıplar, ani ayrılıklar ve aldatılma öyküsü en sık karşılaşılan kaynaklar. Bir grupta ise net bir kaynak bulunamıyor.

Sürekli güvence istemek neden işe yaramıyor?

Güvence kısa süreli bir rahatlama üretiyor ve bu rahatlama, güvence arama ihtiyacını pekiştiriyor. Sonuçta ihtiyaç azalmıyor, sıklığı artıyor.

Korkum ilişkiyi gerçekten bitirir mi?

Korkunun kendisi değil, ona verilen tepkiler ilişkiyi zorluyor. Sürekli kontrol, sınama ve güvence talebi karşı tarafta yorgunluk üretiyor ve bu yorgunluk mesafe olarak görünüyor.

Partnerime anlatmalı mıyım?

Anlatmak genellikle işe yarıyor. Açıklanmayan tepkiler kişisel algılanıyor. Ancak anlatmak, karşı tarafın sürekli güvence vermesini beklemek anlamına gelmemeli.

Bu korku geçer mi?

Tümüyle kaybolması gerekmiyor. Hedef, korkunun davranışı belirlemeyi bırakması. Bu, üzerinde çalışıldığında ulaşılabilir bir hedef.

Kaynaklar

  1. Bowlby J, Bağlanma kuramı
  2. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Kaygı Bozuklukları, 2022 (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Anxiety (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Anxiety Disorders (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar İlişki ve Çift 38 yazı

İlgili yazılar