İçeriğe geç

Okul Öncesinde Anne Babaların Yaşadığı 6 Sorun

Çocuk okula başlarken ebeveyn neler yaşar? Ayrılık zorluğu, suçluluk, kıyaslama baskısı ve eşler arası görüş ayrılığı üzerine dürüst bir bakış.

İçindekiler 10 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Okula başlama sürecinde yazılanların neredeyse tamamı çocuğa odaklanıyor. Oysa bu geçişi ebeveyn de yaşıyor ve çoğu zaman kimseye anlatamıyor.

Bu yazı ebeveynin tarafına bakıyor. Bunun bir lüks olmadığını baştan söylemek gerekiyor: ebeveynin taşıyamadığı kaygı, çocuğun uyumunu geciktiren en yaygın etkenlerden biri.

1. Ayrılığı Ebeveynin de Yaşaması

Bu, en az konuşulan ama en sık yaşanan sorun.

Özellikle ilk çocukta ve uzun süre evde bakılmış çocuklarda ebeveyn ilk kez bakımın bir kısmını devrediyor. Gün boyunca ne yaptığını bilmemek, ağlayıp ağlamadığını görememek ve karar veremeyecek olmak gerçek bir zorlanma üretiyor.

Buna bazen kimlik boyutu ekleniyor. Uzun süre bakım vererek geçen bir dönemin ardından günün boşalması, “şimdi ne yapacağım” sorusunu getiriyor.

Bu duyguyu yaşamak sorun değil. Sorun, çocuğun önünde yaşanması. Çocuk sizin yüzünüzü okuyor ve endişeli bir veda ona ortamın güvenli olmadığı bilgisini veriyor.

İşe yarayan yaklaşım duyguyu bastırmak değil, yerini ayırmak. Vedayı kısa tutup arabada ağlamak, kapıda uzun uzun oyalanmaktan çok daha iyi bir çözüm.

2. Suçluluk

“Çok erken mi gönderiyorum”, “onu bırakıp işe gitmek doğru mu”, “başkası benim kadar iyi bakar mı”.

Bu düşünceler çalışan ebeveynlerde daha yoğun yaşanıyor ama yalnızca onlarda değil.

Suçluluğun altında genellikle tek bir düşünce yatıyor: yeterince iyi bir ebeveyn değilim. Okul kararı bu düşüncenin kendine kanıt bulduğu bir yer hâline geliyor.

Burada işe yarayan şey kendini ikna etmeye çalışmak değil, düşünceyi kanıtlarıyla sınamak. Çocuğun gün içinde nasıl olduğu, ne yediği, kiminle oynadığı gibi somut bilgiler çoğu zaman bu düşünceyi desteklemiyor.

Ayrıca şunu belirtmek gerekiyor: yaşa uygun bir kurumda, temel ihtiyaçların karşılandığı bir ortamda okula başlamanın zarar verdiğine dair bir bulgu yok. Belirleyici olan sürenin uzunluğundan çok bakımın niteliği.

3. Aşırı Kontrol İhtiyacı

Gün içinde tekrarlayan aramalar, öğretmene sürekli mesaj, kameradan izlemek, çıkışta uzun sorgular.

Bu davranışlar iyi niyetle yapılıyor ama iki sorun üretiyor.

Birincisi ebeveynin kendi kaygısını kalıcı olarak azaltmıyor. Her arama anlık rahatlama sağlıyor, kaygı kısa sürede geri geliyor ve bir sonraki arama ihtiyacı doğuyor. Bu tam olarak kaygının kendini besleme biçimi.

İkincisi çocuğa mesaj taşıyor. Sürekli kontrol edilen bir çocuk, kontrol edilmesi gereken bir tehlike olduğunu öğreniyor.

İşe yarayan sınır şu: ilk günlerde bir kez bilgi almak, sonrasında öğretmenden gelecek düzenli geri bildirime güvenmek.

4. Kıyaslama Baskısı

Okul kapısı, ebeveynler için de bir karşılaştırma alanı hâline gelebiliyor.

“Onun çocuğu hiç ağlamadı”, “bizimki hâlâ alışamadı”, “diğerleri harfleri biliyor”. Bu karşılaştırmalar ebeveynin kaygısını yükseltiyor ve o kaygı doğrudan çocuğa geçiyor.

Burada hatırlanması gereken şey mizaç farkı. Çocuklar yeniliğe verdikleri tepki bakımından doğuştan farklılık gösteriyor. Temkinli bir mizaç daha uzun sürede uyum sağlıyor ve bu bir yetiştirme sonucu değil.

Kıyaslamanın çocuk üzerindeki etkisini çocuklar arasında kıyaslama yapmayın yazısında ayrıca ele aldım.

5. Eşler Arası Görüş Ayrılığı

Bu konu ailelerde sık çatışma üretiyor.

Sık görülen ayrışmalar şunlar: ne zaman başlaması gerektiği, hangi okulun seçileceği, ağladığında ne yapılacağı, izin verilip verilmeyeceği.

Asıl sorun görüş farkının kendisi değil. Sorun, farkın çocuğun önünde tartışılması ve iki ebeveynin farklı davranması.

Çocuk bu durumda iki şey öğreniyor. Birincisi ortamda gerçekten tartışılacak bir sorun olduğu. İkincisi hangi ebeveynin daha kolay vazgeçtiği. İkisi de uyumu geciktiriyor.

İşleyen yol şu: tartışmayı ayrı yapmak ve ortak bir tutum belirlemek. Ortak tutumun en iyi tutum olması bile şart değil, tutarlı olması yeterli.

6. Beklentinin Gerçekçi Olmaması

Bu sorun genellikle en son fark ediliyor.

Birçok aile çocuğun ilk günden itibaren sorunsuz uyum sağlamasını bekliyor. Bu beklenti tutmadığında ortaya bir başarısızlık duygusu çıkıyor ve tepki büyüyor.

Oysa uyum çoğu çocukta iki ile altı hafta arasında yerleşiyor ve bu sürede ağlama, isteksizlik ve bedensel yakınmalar beklenen tepkiler.

Beklentiyi düzeltmek tek başına birçok ailede gerginliği belirgin biçimde azaltıyor. Sürecin normal seyri için çocuğunuz okula yeni mi başlıyor yazısına bakabilirsiniz.

Ebeveyn Kaygısı Çocuğa Nasıl Geçiyor

Bu aktarım üç yoldan oluyor.

Yüz ifadesi ve ses tonu. Çocuklar bu bilgiyi çok erken yaşta okuyor. Endişeli bir yüz, sözle söylenen “merak etme” cümlesini geçersiz kılıyor.

Davranış. Vedanın uzaması, geri dönme, kapıda bekleme. Bunların hepsi ortamda bir sorun olduğu bilgisini taşıyor.

Kaçınmaya izin verme. Ebeveyn kaygısı yükseldiğinde çocuğu almak ya da göndermemek kolaylaşıyor. Bu, çocuğun kaçınmasını pekiştiriyor.

Bu aktarımı fark etmek bir suçlama değil. Aksine, üzerinde çalışılabilir bir başlık olduğunu gösteriyor.

Kendinize Ne İyi Gelir

Vedadan sonra kendinize bir plan yapın. Boş kalan zamanın belirsizliği kaygıyı büyütüyor.

Duygunuzu paylaşabileceğiniz birini bulun. Aynı süreçten geçen bir başka ebeveyn çoğu zaman en iyi muhatap oluyor.

Kendinizi de geçiş sürecinde sayın. Çocuğa tanıdığınız uyum süresini kendinize de tanıyın.

Kaygı günlük işleyişinizi bozuyorsa ertelemeyin. Kendiniz için görüşme almak, çocuğunuzun uyumu için de yapabileceğiniz en etkili şeylerden biri.

Terapiye Yaklaşımım

Okul dönemi başında gelen ebeveynlerde çalışmanın odağı çoğu zaman çocuk değil, ebeveynin kendisi oluyor. Kaygının hangi anda ortaya çıktığını ve arkasındaki düşünceyi birlikte ele alıyoruz. Gün içinde tekrarlayan kontrol davranışları da ayrı bir başlık, çünkü kısa vadede rahatlatıp uzun vadede kaygıyı sürdürüyorlar. Ebeveyne kaygılanma demiyorum. O cümle işe yaramıyor ve üstüne bir de yetersizlik duygusu ekliyor.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Kaygınız uykunuzu, iştahınızı ya da günlük işleyişinizi bozuyorsa
  • Gün içinde tekrarlayan kontrol davranışlarını durduramıyorsanız
  • Çocuğun uyumunu kendi kaygınızın geciktirdiğini fark ediyorsanız
  • Suçluluk duygusu sürekli hâle geldiyse
  • Eşinizle bu konu kalıcı bir çatışmaya dönüştüyse

Bu başlıkta destek almak isterseniz bireysel terapi sayfasında nasıl çalıştığımı anlattım. Eşinizle birlikte çalışmak isterseniz çift ve aile terapisi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum okula başlarken benim ağlamam normal mi?

Normal. Bu ebeveyn için de bir ayrılık ve çoğu zaman ilk kez bakımın bir kısmının devredildiği an. Duyguyu yaşamak sorun değil, çocuğun önünde yaşamak süreci zorlaştırıyor.

Erken yaşta okula göndermek zarar verir mi?

Yaşa uygun bir kurumda, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılandığı bir ortamda zarar verdiğine dair bir bulgu yok. Belirleyici olan sürenin uzunluğundan çok bakımın niteliği.

Eşimle bu konuda anlaşamıyoruz, ne yapmalıyız?

Çocuğun önünde tartışmamak ilk kural. Farklı görüşler ayrı konuşulup ortak bir tutum belirlenmeli, çünkü çelişkili mesaj çocuğun kaygısını artırıyor.

Sürekli okulu arıyorum, bu aşırı mı?

İlk günlerde bir kez bilgi almak makul. Gün içinde tekrarlayan aramalar genellikle çocuğun değil ebeveynin kaygısını yatıştırmaya yarıyor ve o kaygıyı kalıcı olarak azaltmıyor.

Kendimi suçlu hissetmemem için ne yapabilirim?

Suçluluk çoğu zaman 'yeterince iyi bir ebeveyn değilim' düşüncesinden besleniyor. Bu düşünceyi kanıtlarıyla sınamak, kendini ikna etmeye çalışmaktan daha etkili oluyor.

Kendim için destek almam gerekir mi?

Kaygı günlük işleyişinizi bozuyorsa, uykunuzu etkiliyorsa ya da çocuğun uyumunu geciktirdiğini fark ediyorsanız kendiniz için görüşme almak hem sizin hem çocuğunuzun yararına.

Kaynaklar

  1. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Ayrılma Kaygısı Bozukluğu, 2022 (yeni sekmede açılır)
  2. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Anxiety Disorders (yeni sekmede açılır)
  3. Amerikan Pediatri Akademisi, School Readiness (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar