Evlilik, birbirini seven kadın ve erkeğin bir aile kurabilmek adına kanun nezdinde bir ömür bir araya gelmesi anlamına gelmektedir. Günümüzde pek çok insan evlilik ve mutlu bir yuva hayalleri kurmaktadır. Bunun içinde evlilik öncesi uzun ya da kısa süreli bir ilişki süreci yaşanmakta ve çiftler bu süreçte birbirlerini tanımaya ve evlilik psikolojisine kendisini hazırlamaya çalışmaktadır.

Evlilik öncesi yaşanan ilişkilerin uzun süreli mi, yoksa kısa süreli mi olması gerektiği hakkında pek çeşitli tartışmalar yapılmaktadır. Kimilerine göre kısa süreli ilişki sonrası evlilik yapılmalı ve evlilik için yaşanacak bir şeyler bırakılmalıdır. Çünkü uzun süreli ilişkilerde çiftler evliliğe dair neredeyse tüm heyecanları yaşamakta ve bu durumda evliliğin bir anlamı kalmadığı düşünülmektedir. Kimilerine göre ise uzun süreli ilişkiler sonrası evlilik yapılmalıdır. Bu sayede çiftlerin birbirini daha iyi tanıyabilceği ve buna göre evliliklerini sürdürebileceği düşünülmektedir.

Kısa Süren İlişkilerde Çevresel Baskılar

Evlilik pskilojisi, bazı çiftlerde adeta fobiye neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda uzu ilişki yaşamak isteyen bireyler, yaşadıkları ilişkilerde çevresel baskı görebilmektedir. Bu baskılar ise genellikle artık ilişkinin evlilikle sonuçlanması üzerine olmaktadır. Özellikle de bu gibi durumlarda ilişkilerde aile baskısı en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Çünkü aileler, uzun süren ilişkilerde artık bir isim koyulması gerektiği düşüncesini savunurken, bazı aileler ise torun sevdası nedeniyle çocuklarına evlilik baskısında bulunabilmektedir.

Kısa süreli ilişkilerde ise çevre ya da aile baskısı pek görülmeyen bir durumdur. Çünkü kısa süren ilişkiler zaten evlilik yolunda ilerleme ile geçmekte ve bu dönemde bir yuva kurabilmek için hazırlıklar yapılmaktadır.

Kısa Süreli İlişkilerde Evlilik

Kısa süreli ilişki sonrası evlilik, günümüzde pek çok çiftte gördüğümüz bir durumdur. Özellikle de görücü usulü evlilikler, kısa süreli ilişkilerin ardından gerçekleştirilmektedir. Bu gibi çiftler genellikle ilişkinin kısa bir süreye dayanması gerektiğini, çiftlerin birbirlerini en iyi evlilik ve ev ortamında tanıyabileceğini düşünmektedir.

Kısa ilişkiden sonra evlenenler, evliliklerini mutlu bir evlilik olarak değerlendirmektedir. Fakat bu durum, kısa süreli ilişkiden sonra evlenenleri n dört dörtlük yaşadığı, hiç kavga etmediği anlamına gelmemektedir. Elbette ki her evlilikte sorunlar ve kavgalar olabilmektedir.

Kısa Süren İlişkiler Avantaj ve Dezavantajlar

Günümüzde uzun süreli ilişkiler, genellikle sonu evlilik olmayan ilişkiler olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelendirme ise çoğu zaman aile büyükleri ve çevre tarafından yapılmaktadır. Halbuki çiftler uzun ya da kısa süreli ilişkilerinde bu gibi problemlere takılmadan mutlu olabilmektedir.

Kıs süreli ilişkilerin ardından yapılan evlilikler, kimilerine göre avantaj, kimilerine göre ise dezavantaj sağlamaktadır. Örneğin; kısa süreli ilişkilerde tüm heyecanın evliliğe kalması bir avantaj olarak kabul edilirken, çiftlerin birbirlerini yeteri kadar tanımadan evlenmiş olması ise dezavantaj olarak kabul edilmektedir.

Evlilik öncesi ilişkiler ne kadar süre ile olursa olsun, her evlilikte problemler çıkabilmektedir. Bu gibi durumlarda evliliği sonlandırmak yerine uzman bir psikologdan yardım alınması gereklidir. Bu alanda faaliyet gösteren uzmanlar çiftleri terapilere sokarak, sorunların çözülmesine ve evliliğin ilk günkü gibi devam etmesine yardımcı olmaktadır.