İçindekiler 10 bölüm
tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · Klinik psikolog tarafından gözden geçirildi
Dürüstlük genellikle sabit bir kişilik özelliği olarak konuşuluyor: “O dürüst biridir.”
Bu çerçeve eksik. Çünkü aynı kişi farklı koşullarda farklı davranabiliyor.
Bu yazı, dürüstlüğü davranış düzeyinde ele alıyor.
Kişilik mi Koşul mu
Kişilik farkları var. Bazı kişilerde dürüstlük daha belirgin bir eğilim.
Ancak koşullar da belirleyici. Aynı kişi şu koşullarda farklı davranabiliyor.
Sonuç ağırsa. Ağır bir ceza beklentisi, yalanı olasılaştırıyor.
Yakalanma olasılığı düşükse.
Herkes yapıyorsa. Ortamdaki norm.
Zarar görünmüyorsa. “Kimse zarar görmüyor” düşüncesi.
Baskı altındaysa.
Yorgun ve zorlanmışsa.
Bunun pratik sonucu şu: dürüstlüğü yalnızca kişide aramak yerine, koşulları da düşünmek gerekiyor.
Bu nedenle örneğin bir ailede çocuğun doğru söylemesini isteyen ebeveynin yapması gereken şey, doğru söylendiğinde tepkisini yönetmek.
Nasıl Görünüyor
Tutarlılık. Söylediğiyle yaptığının uyuşması. Bu, en belirleyici gösterge.
Zaman içinde değişmeyen anlatım. Aynı olayın farklı zamanlarda aynı anlatılması.
Küçük konularda da aynı davranış. Kimsenin görmediği ve sonucu olmayan durumlarda.
Hata kabul etmek. Bu, en güçlü işaretlerden biri. Kendi lehine olmayan bir şeyi söylemek.
Bilmediğini söylemek.
Kötü haberi de vermek.
Aynı şeyi arkasından da söylemek. Kişinin yokluğunda da aynı biçimde konuşmak.
Sözünü tutmak. Ya da tutamadığında haber vermek.
Karşı tarafın çıkarına olan bilgiyi de paylaşmak.
Nasıl Anlaşılmaz
Bu bölüm gerekiyor, çünkü bu alanda çok sayıda yanlış bilgi dolaşıyor.
Göz teması. Göz teması kurmamanın yalan göstergesi olduğu inanışı yaygın ancak güvenilir değil. Kaygılı bir kişi de göz teması kurmakta zorlanıyor.
Beden dili. Popüler kaynaklarda anlatılan işaretlerin çoğunun dayanağı yok. Tek bir hareketten yalan çıkarımı yapmak hatalı.
Kızarma ve terleme. Bunlar kaygı belirtileri. Kaygı, yalanla olduğu kadar suçlanmakla da ortaya çıkıyor.
Ayrıntı miktarı. Ne çok ayrıntı ne az ayrıntı tek başına bir gösterge.
Sezgi. Yalan tespitinde kişilerin kendine güveni yüksek, doğruluğu ise genellikle düşük.
En güvenilir gösterge, tek bir anda değil zaman içindeki tutarlılıkta.
Neden Yalan Söyleniyor
Bu bölüm, davranışı anlamak için gerekli.
Ceza kaçınma. En sık neden. Özellikle çocuklarda.
Utançtan kaçınma.
Karşı tarafı korumak.
Çatışmadan kaçınmak.
Kabul görmek. Kendini olduğundan farklı sunmak.
Kazanç.
Alışkanlık. Bazı kişilerde küçük yalanlar otomatikleşiyor.
Bir tablonun parçası olarak. Bağımlılık tablolarında gizleme, tablonun bir parçası. Bazı kişilik örgütlenmelerinde ise yalan daha yaygın bir örüntü.
Bu ayrımı yapmak önemli: durumsal bir yalan ile yaygın bir örüntü aynı şey değil.
İlişkilerde Güven
Güven zamanla kuruluyor. Tek bir davranışla değil.
Küçük tutarlılıklarla kuruluyor. Büyük sözlerle değil.
Hızlı yıkılıyor. Uzun sürede kurulan güven, tek bir olayla ciddi biçimde zedelenebiliyor.
Onarımı zaman alıyor. Ve tek bir özürle olmuyor.
Güven onarımı için gerekenler. Ne olduğunun açıkça kabulü, savunma yapılmaması, şeffaflık ve davranışın tekrarlanmaması.
Bu son madde belirleyici. Söz değil, tekrar edilmeyen davranış güveni onarıyor.
Dürüstlüğün Sınırları
Bu bölüm, sık atlanan bir başlık.
Dürüstlük, her düşünceyi söylemek anlamına gelmiyor.
Kırıcı olanı söylemek dürüstlük değil. “Ben açık sözlüyümdür” ifadesi, bazen kırıcılığın kılıfı olarak kullanılıyor.
Sorulmayan bilgiyi vermek zorunda değilsiniz.
Mahremiyet hakkınız var. Her şeyi paylaşmak dürüstlüğün koşulu değil.
Zamanlama önemli. Doğru bir şeyi yanlış zamanda söylemek zarar verebiliyor.
Amaç önemli. Bir gerçeği zarar vermek için söylemek dürüstlük değil.
Ayrımı yapan soru şu: bu bilgiyi paylaşmak kime ne kazandırıyor.
Çocuklarda
Küçük yaşta hayal ve gerçek karışıyor. Okul öncesi dönemde uydurulan hikâyeler yalan değil.
Ceza beklentisi en güçlü neden. Ağır tepki beklenen bir evde çocuk yalan söylüyor.
Ne yapılabilir.
Doğruyu söylediğinde tepkinizi yönetin. Bu, en belirleyici madde. Doğru söylediği hâlde ağır tepki alan çocuk, bir sonraki sefer söylemiyor.
Sıkıştırmayın. Cevabı bildiğiniz bir soruyu sormak, çocuğu yalana zorluyor.
Model olun. Küçük yalanlarınızı da fark edin.
Yalanı kişilikle bağdaştırmayın. “Sen yalancısın” cümlesi, çocuğun kendi hakkında kurduğu inanca dönüşüyor.
Nedenini anlayın. Korktuğu için mi, kabul görmek için mi.
Çocuklarda yalan davranışını çocuğunuzun yalan söylediğini nasıl anlarsınız yazısında ele aldım.
Sürekli Yalan Söyleyen Biriyle
Yakalamaya çalışmayı bırakın. Kanıt toplamak ve yüzleştirmek genellikle bir yere varmıyor.
Sınır koyun. Ne yapacağınızı belirleyin, karşı tarafın ne yapacağını değil.
Kararlarınızı anlatılanlara dayandırmayın. Somut olana bakın.
Kendinizden şüphe etmeyin. Sürekli gerçekliğin çarpıtıldığı bir ilişkideyseniz, bu ayrı bir başlık. Psikolojik manipülasyon yazısında ele aldım.
Değişimi bekleyerek kalmayın.
Destek alın.
Terapiye Yaklaşımım
Bu başlıkta kişiyi dürüst ya da dürüst değil diye ayırmıyorum, çünkü davranış koşullara göre değişiyor ve bu çerçeve çalışmaya kapalı. Bakılan yer şu: hangi koşullarda gerçek söylenmiyor ve neden. Cevap genellikle ceza, utanç ya da çatışma korkusuna çıkıyor ve asıl çalışılacak yer orası. İlişkilerde güven onarımını da somut olarak ele alıyorum: sözle değil, tekrar edilmeyen davranışla kuruluyor. Ailelerle çalışırken en çok üzerinde durduğum şey, çocuk doğruyu söylediğinde verilen tepki.
Ne Zaman Uzmana Başvurmalı
- İlişkinizde güven ciddi biçimde zedelendiyse
- Sürekli yalan söylendiğini düşünüyor ve emin olamıyorsanız
- Kendi hafızanızdan ve algınızdan şüphe ediyorsanız
- Sürekli kontrol etme ve kanıt arama davranışı geliştirdiyseniz
- Çocuğunuzda yalan davranışı sıklaştıysa
- Kendi yalanlarınız ilişkilerinizi ve işinizi etkiliyorsa
- Bir bağımlılık tablosu gizleme davranışıyla birlikte gidiyorsa
- Uyku düzeniniz bozulduysa
- Kaygı ya da çökkünlük belirtileri varsa
- Bir ilişkide sürekli gerçekliğiniz reddediliyorsa
Dürüst olmakla kırıcı olmak arasındaki çizgiyi bulmakta zorlanıyorsanız, bu ilişki içindeki bir örüntü olabilir. Bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Dürüstlük sabit bir kişilik özelliği mi?
Tümüyle değil. Kişilik farkları var ancak davranış koşullara göre de belirgin biçimde değişiyor. Ortam ve baskı düzeyi belirleyici.
Birinin dürüst olduğu nasıl anlaşılır?
Tek bir davranıştan değil, zaman içindeki tutarlılıktan. Söylediğiyle yaptığının uyuşması ve küçük konularda da aynı davranması.
Beden dilinden yalan anlaşılır mı?
Yaygın inanışın aksine, beden dilinden yalan tespiti güvenilir değil. Bu alandaki çoğu popüler iddia dayanaksız.
Her zaman doğruyu söylemek gerekiyor mu?
Dürüstlük, her düşünceyi söylemek anlamına gelmiyor. Kırıcı olanı söylemek dürüstlük değil, sınır ihlali olabiliyor.
Sürekli yalan söyleyen biriyle ne yapmalıyım?
Yakalamaya çalışmak yerine sınır koymak daha etkili. Ayrıca kendi kararlarınızı o kişinin anlattıklarına dayandırmamak.
Çocuğuma dürüstlüğü nasıl öğretirim?
Model olarak ve doğruyu söylediğinde cezalandırmayarak. Ağır ceza beklentisi, çocuklarda yalanın en güçlü nedeni.
Kaynaklar
Bu konuda destek almak ister misiniz?