Günümüzde boşanma süreci de, en az evlilik kadar doğal karşılanmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de de büyük ölçüde artış gösteren boşanma durumu, daha çok 20 – 30 yaş arasında gayet normal bir durum olarak karşılansa da, ilerleyen yaşlarda anlam verilemeyen bir durum olarak kabul edilmektedir. Konu ile alakalı açıklama yapan bazı uzman psikologlar, bazı çiftler evliliğini sürdürebilmek adına hiçbir çaba sarf etmezken, bazı çiftler ise evliliğini sonlandırmak adına herhangi bir çaba göstermediğini ifade etmektedir.

Boşanma sürecine bakıldığında her ne kadar bireyler açısından zor olsa da, en doğru olan boşanmayı kabullenmektir. Çiftlerin Boşanma öncesi psikoloji ile boşanma sonrası psikolojisi farklılık gösterebilirken, her iki tarafta da farklı ruh halleri görebilmek mümkündür. Yabancı ülkelerde bu konu ile alakalı yapılan araştırmalara göre, boşanma süreci her iki tarafı da etkiler, erkeklere kıyasla kadınlar daha çok etkilenmektedir. Hatta bu araştırmalar neticesinde boşanan kadınların kalp krizi riski dahi arttığı ifade edilmektedir.

Boşanmanın Kadın Üzerindeki Etkileri

Evlilikler sosyal, ekonomik, psikolojik ve bunun gibi daha pek çok nedenden dolayı sonlandırılabilmektedir. Bu durumlar kadınlar açısından bakıldığında, kadınların boşanma sonrası psikolojisi en az boşanma öncesi kadar ağır ve depresif olabilmektedir. Bunun nedeni ise kadınların daha narin ve hassas bir yapıya sahip olması olarak gösterilir.

Boşanan kadın psikolojisi öncelikle bulunduğu çevrede kabul görme açısından zor bir sürece dahil olmaktadır. Bu dönemde kadınların çoğu zaman depresyona girdiği görülürken, kendini yemeğe verme durumu, depresyonun habercisi olarak görülmektedir. Ayrıca bu dönemde kadınların sevgisizlik, mutsuzluk, güvensizlik, değersizlik, karşı cinse karşı soğukluk, çocuğu olması halinde ona karşı eziklik, suçluluk ve bunun gibi daha nice duygu durumlarla karşı karşıya kaldığı görülmektedir.

Boşanmanın Erkek Üzerindeki Etkileri

Boşanma sürecinde bazı erkekler de psikolojik açıdan en az kadınlar kadar etkilenebilmektedir. Örneğin; boşanan erkek psikolojisi genellikle gece hayatı, alkol bağımlılığı gibi durumlarla kendini göstermektedir. Ayrıca erkeklerin boşanma sonrası psikolojisi ise kendini ispat etmeye çalışma, kendini yeterli hissedebilmek için büyük ölçüde çaba sarf etme ve bunun gibi durumlardır.

Boşanma öncesinde de, sonrasında da kadın ve erkekler çeşitli şekillerde bu süreçten etkilenebilmektedir. Sağlıklı bir boşanma süreci geçirmek isteyen bireylerin ise bir uzmandan yardım alması tavsiye edilmektedir.

Boşanmadan Etkilenmemek için Psikologdan Destek Alabilirsiniz!

Boşanma sürecinde psikolojik açıdan etkilenmek istemeyen çiftlere aile terapisti olarak görev yapan psikologlar, çiftlere bu anlamda profesyonel bir destek sağlamaktadır. Çiftlerin aralarındaki problemi çözebilmeleri adına terapi yapan psikologlar, dileyen çiftlere boşanma sürecini sağlıklı bir şekilde atlatabilmek ve özellikle de çocukların bu süreçten etkilenmemesini sağlayabilmek adına yardımcı olmaktadır.

Öte yandan bu süreçte bir uzmandan destek gören bireyler, boşanma sonrasındaki yeni yaşamına daha güçlü ve pozitif bir şekilde başlayabilme imkanı elde etmektedir. Dolayısıyla bu gibi durumlarda uzmanlara danışarak hareket edilmesi tavsiye edilmektedir.