İçeriğe geç

Bebekler Depresyona Girer mi?

Bebeklerde çökkünlük mümkün mü? Bebeklik döneminde ruhsal belirtilerin nasıl göründüğü, annenin durumunun etkisi ve ayırt edilmesi gerekenler.

İçindekiler 8 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

Bu soru genellikle bir gözlemden sonra geliyor: bebek her zamankinden farklı, tepkisiz, sönük.

Cevap hem evet hem hayır.

Yetişkindeki gibi tanımlanan bir depresyon tablosu bebeklerde geçerli değil, çünkü ölçütlerin büyük bölümü sözel ifadeye dayanıyor.

Ancak bebeklerde ruhsal zorlanma görülüyor. Yalnızca farklı bir dille görünüyor: bedensel ve davranışsal olarak.

Bebekler Neyi Yaşıyor

Bebekler doğumdan itibaren duygu yaşıyor. Ayrıca çevrelerindeki duygusal iklimi algılıyorlar.

Bunu gösteren en bilinen gözlemlerden biri, bakım veren yüzünü ifadesiz hâle getirdiğinde bebeklerin verdiği tepki. Bebekler önce dikkat çekmeye çalışıyor, ardından huzursuzlanıyor ve sonunda geri çekiliyor.

Bu, bebeklerin karşılıklı etkileşime ihtiyaç duyduğunu ve bu etkileşim kesildiğinde etkilendiğini gösteriyor.

Bebeğin yaşadığını adlandırma imkânı yok. Bu yüzden zorlanma bedensel ve davranışsal olarak ortaya çıkıyor.

Nasıl Görünüyor

Karşılıklı etkileşimin azalması. En önemli belirti bu. Göz teması kurmama, gülümsememe, sese yönelmeme, karşılıklı sesleşmenin olmaması.

Tepkiselliğin azalması. Kucağa alındığında rahatlamama, uyaranlara sönük tepki verme.

Beslenme sorunları. İştahsızlık, emmede isteksizlik.

Büyümede duraklama. Kilo alımının yavaşlaması ya da durması. Bu belirti mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiriyor.

Uyku düzeninde bozulma. Aşırı uyuma ya da sık uyanma.

Sürekli huzursuzluk. Yatıştırılamayan ağlama.

Aşırı sakinlik. Bu, en sık gözden kaçan belirti. Hiç ağlamayan ve hiçbir şey talep etmeyen bir bebek, uyumlu olarak değerlendirilebiliyor. Oysa talep etmeyi bırakmış olmak, ihtiyacının karşılanmayacağını öğrenmiş olmak anlamına gelebiliyor.

Kas tonusunda değişiklik. Aşırı gevşeklik ya da gerginlik.

Yineleyici kendini yatıştırma davranışları. Sallanma ya da başını vurma gibi.

Nedenler

Bakım verende ruhsal tablo. En sık karşılaşılan neden. Doğum sonrası depresyon, karşılıklı etkileşimi azaltarak bebeği etkileyebiliyor. Burada bir netlik gerekiyor: bu, annenin suçu değil. Bir hastalık tablosu ve tedavi edildiğinde ilişki de düzeliyor.

Bakım verenin sık değişmesi. Süreklilik bu dönemde en belirleyici etken.

İhmal. Temel bakımın ve etkileşimin ciddi biçimde eksik olduğu durumlar.

Kurumsal bakım ortamları. Yeterli bireysel ilgi sağlanamayan ortamlarda bu tablo daha sık.

Uzun süreli ayrılık. Hastane yatışları gibi durumlar.

Ev içi şiddet ve süregiden gerginlik. Bebekler ortamdaki gerginliği algılıyor.

Bebekte tıbbi durum. Ağrılı ya da süregiden bir hastalık, etkileşimi doğrudan azaltıyor.

Önce Tıbbi Değerlendirme

Bu, en önemli uyarı.

Yukarıda sayılan belirtilerin büyük bölümü tıbbi nedenlerle de ortaya çıkıyor.

Enfeksiyonlar, beslenme ve emme sorunları, reflü, anemi, tiroid işlev bozuklukları, işitme kaybı ve nörogelişimsel tablolar benzer görünüm üretebiliyor.

Bu yüzden ilk adım her zaman çocuk doktoru değerlendirmesi. Ruhsal bir açıklamaya geçmeden önce tıbbi nedenlerin dışlanması gerekiyor.

Ayrıca otizm spektrum bozukluğu ve gelişimsel gecikme de bu belirtilerle örtüşebiliyor. Bu tabloları çocuklarda gelişimsel gecikme ve otizm spektrum bozukluğu nedenleri ve belirtileri yazılarında ele aldım.

Doğum Sonrası Dönem

Bu başlık bebeğin durumunu doğrudan etkilediği için ayrı ele alınmayı hak ediyor.

Doğum sonrası depresyon yaygın bir tablo ve tedavi edilebiliyor. Belirtileri şunlar: sürekli çökkün duygudurum, ilgi kaybı, aşırı yorgunluk, suçluluk duygusu, bebeğe karşı bir şey hissedememe, uyku ve iştah değişiklikleri.

Doğum sonrası kaygı da en az bunun kadar yaygın ancak daha az konuşuluyor. Bu başlığı kaygı bozukluğu yaşayan anne misiniz yazısında ayrıntılı ele aldım.

Buradaki en önemli mesaj şu: annenin destek alması bebeğe yapılan dolaylı değil doğrudan bir katkı. Kendini tedavi ettiren bir ebeveyn, bebeğinin gelişimi için de en etkili adımlardan birini atmış oluyor.

Doğum sonrası ilk günlerdeki hafif duygudurum dalgalanması ise ayrı bir tablo ve genellikle iki hafta içinde geçiyor. İki haftayı aşan ve şiddetlenen belirtiler değerlendirme gerektiriyor.

Ne Yardımcı Oluyor

Bu dönemde destek bebeğe değil, ilişkiye veriliyor.

Karşılıklılığı artırmak. Bebeğin çıkardığı sese cevap vermek, baktığı yere birlikte bakmak, yüz ifadesini taklit etmek. Gelişimi besleyen şey uyaran miktarı değil, karşılıklılık.

Ten teması. Özellikle erken dönemde etkisi gösterilmiş bir uygulama.

Öngörülebilir düzen. Beslenme ve uyku ritminin tutarlı olması.

Bakım verenin sürekliliği. Sık değişen bakım düzenleri bu dönemde zorlayıcı.

Bakım verenin desteklenmesi. Yalnız ve tükenmiş bir ebeveynin kurabildiği etkileşim azalıyor.

Ekranı uzak tutmak. Bu yaşta ekranın gelişime katkısı bulunmuyor ve etkileşim için ayrılan zamanı azaltıyor.

Sesli iletişimi sürdürmek. Bebek anlamasa da konuşulması, hem dil hem duygusal gelişimi besliyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu tabloda ilk yaptığım şey sürecin doğru yerden başlamasını sağlamak, çünkü tıbbi değerlendirme yapılmadan ruhsal bir açıklamaya geçmek yanlış yönlendiriyor. Sonrasında çalışma bebekle değil bakım veren ile bebek arasındaki ilişki üzerinde yürüyor. Annenin kendi tablosunu erken sorguluyorum. Aileden mükemmel bir uyaran ortamı kurmasını istemiyorum, karşılıklı ve tutarlı bir ilişki yeterli.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Bebek göz teması kurmuyor, gülümsemiyor ya da sese yönelmiyorsa
  • Kucağa alındığında rahatlamıyorsa
  • Kilo alımı durduysa ya da yavaşladıysa
  • Beslenme ve uykuda belirgin değişiklik varsa
  • Bebek beklenmedik biçimde sessiz ve talepsizse
  • Yatıştırılamayan sürekli bir huzursuzluk varsa
  • Kendinizde çökkünlük, kaygı ya da bebeğe karşı bir şey hissedememe durumu varsa
  • Doğum sonrası belirtileriniz iki haftayı aştıysa

Doğum sonrası dönemde annenin ruhsal durumu bebeği de etkiliyor. Kendi süreciniz için bireysel terapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bebeklerde depresyon görülür mü?

Yetişkindeki gibi bir tablo değil ancak bebeklerde de ruhsal zorlanma görülüyor. Belirtiler duygusal değil bedensel ve davranışsal alanda ortaya çıkıyor: beslenme, uyku, tepkisellik ve büyümede duraklama.

Bebek üzülmeyi bilir mi?

Bebekler doğumdan itibaren duygu yaşıyor ve çevrelerindeki duygusal iklimi algılıyor. Yaşadıklarını adlandıramıyorlar ancak bedensel ve davranışsal olarak gösteriyorlar.

Annenin depresyonu bebeği etkiler mi?

Etkiliyor. Doğum sonrası depresyon karşılıklı etkileşimi azalttığı için bebeğin gelişimini etkileyebiliyor. Bu, annenin suçu değil ve tedavi edildiğinde tablo düzeliyor.

En dikkat edilmesi gereken belirti hangisi?

Karşılıklı etkileşimin azalması. Göz teması kurmama, gülümsememe, sese yönelmeme ve kucağa tepkisiz kalma. Bu belirtiler beklemeden değerlendirme gerektiriyor.

Bu belirtiler her zaman ruhsal mı?

Hayır ve önce tıbbi nedenler dışlanmalı. Enfeksiyon, beslenme sorunları, işitme kaybı ve nörogelişimsel tablolar benzer görünüm üretebiliyor.

Bebek ne kadar erken destek alabilir?

Bu dönemde destek bebeğe değil ilişkiye veriliyor. Bakım veren ile bebek arasındaki etkileşimin desteklenmesi en erken ve en etkili müdahale biçimi.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Early Childhood Development (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Pediatri Akademisi, Infant Mental Health (yeni sekmede açılır)
  3. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Perinatal Depression (yeni sekmede açılır)
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-5-TR, Depresif Bozukluklar, 2022 (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar