İçeriğe geç

İlkokul Dönemindeki Çocuklarla İletişim

İlkokul çağındaki çocukla iletişim nasıl kurulur? Bu dönemin gelişimsel özellikleri, dinleme biçimi, okul günü konuşmaları ve iletişimi kapatan cümleler.

İçindekiler 9 bölüm

tarihinde yayınlandı, tarihinde güncellendi · tarafından gözden geçirildi

İlkokul dönemi, ailelerin iletişim konusunda en az sorun beklediği ancak alışkanlıkların en çok yerleştiği dönem.

Bu yaşta kurulan iletişim biçimi, ergenlikte çocuğun size bir şey anlatıp anlatmayacağını büyük ölçüde belirliyor. Ergenlikte aniden kapanan çocukların çoğunda kapanma o dönemde başlamıyor.

Bu Dönemde Ne Değişiyor

Dünya genişliyor. Çocuğun yaşamının önemli bir bölümü artık ailenin görmediği bir yerde geçiyor. Bu, ilk kez oluyor ve bilgi akışı ancak çocuğun anlatmasıyla sağlanıyor.

Akran ilişkileri ağırlık kazanıyor. Arkadaş kabulü bu yaşta önemli bir ölçüt hâline geliyor.

Karşılaştırma başlıyor. Çocuk kendisini akranlarıyla karşılaştırmayı öğreniyor. Akademik ve sosyal alanda nerede olduğunu fark ediyor.

Adalet duygusu gelişiyor. Kuralların herkese uygulanması bu yaşta ayrıca önemli.

Özel alan ihtiyacı doğuyor. Her şeyi anlatan bir çocuktan, bazı şeyleri kendine saklayan bir çocuğa geçiş başlıyor. Bu, gizleme değil, ayrışmanın ilk adımı.

Duygular karmaşıklaşıyor. Utanç, kıskançlık ve gurur gibi duygular belirginleşiyor ancak adlandırma becerisi henüz gelişmemiş durumda.

Okul Günü Konuşmaları

Bu, ailelerin en sık yaşadığı çıkmaz. “Okul nasıldı” sorusuna “iyi” cevabı geliyor ve konuşma orada bitiyor.

Sorun çocukta değil, soruda. Bu soru bir günün tamamını kapsıyor ve çocuk nereden başlayacağını bilemiyor.

Somut sorular sorun. “Bugün teneffüste kiminle oynadın”, “öğretmen bugün ne anlattı”, “bugün seni güldüren bir şey oldu mu”.

Zamanlamayı değiştirin. Okuldan çıkar çıkmaz sorulan sorular çoğu çocukta işlemiyor. Çocuk yorgun ve henüz günü işlememiş durumda. Akşam yemeği ya da yatmadan önceki zaman daha verimli.

Kendi gününüzden söz edin. Ebeveynin kendi gününü anlatması, karşılıklı bir alışveriş kuruyor ve sorgulama havasını ortadan kaldırıyor.

Yan yana konuşun. Araba yolculuğu, yürüyüş ya da birlikte yapılan bir iş sırasında konuşmak, karşı karşıya oturmaktan daha kolay.

Sessizliğe izin verin. Anlatmak istemediği bir gün olabilir. Israr, bir sonraki günü de kapatıyor.

Dinleme Biçimi

Bu, iletişimin en belirleyici ve en az fark edilen tarafı.

Bırakıp bakın. Telefona ya da ekrana bakarken dinlemek, çocuk tarafından fark ediliyor. Kısa ama tam bir dikkat, uzun ve bölünmüş bir dikkatten daha değerli.

Sözünü kesmeyin. Bu yaşta anlatım dağınık olabiliyor. Araya girip toparlamaya çalışmak anlatımı bitiriyor.

Hemen çözüm önermeyin. Bir sorun anlattığında ilk ihtiyacı anlaşılmak. Hemen verilen öneri “bunu zaten çözebilirdin” mesajı taşıyor.

Duyguyu isimlendirin. “Bu sana haksızlık gibi gelmiş” cümlesi hem anlaşıldığını gösteriyor hem de çocuğa duygu sözcükleri kazandırıyor.

Duyguyu geçersiz kılmayın. “Ne var bunda”, “abartma”, “üzülecek bir şey yok” cümleleri konuşmayı kapatıyor ve çocuğa duygusunun yanlış olduğunu öğretiyor.

Tepki vermeyin. Kötü bir haber getirdiğinde verilen sert tepki, bir sonraki kötü haberin gelmemesini sağlıyor. Bu kural ergenlikte çok daha kritik hâle geliyor.

İletişimi Kapatan Cümleler

  • “Ne var bunda ağlayacak”
  • “Sen de karışma, uzak dur”
  • “Bunu daha önce de konuşmuştuk”
  • “Ben senin yaşındayken”
  • “Kardeşin böyle yapmıyor”
  • “Şimdi olmaz, sonra”
  • “Boş ver, geçer”
  • “Bunu neden söylüyorsun ki”

Bu cümlelerin ortak yanı şu: ya duyguyu geçersiz kılıyor ya da konuşmanın devamını kapatıyor.

“Şimdi olmaz, sonra” cümlesi ayrıca önemli. Söylenmesi gereken zamanlar oluyor ancak o “sonra” gerçekten gelmelidir. Gelmeyen sonralar, çocuğa anlatmanın işe yaramadığını öğretiyor.

Sınır ve İletişim Birlikte

Bu yaşta iletişimin iyi olması, kuralların gevşek olması anlamına gelmiyor. Aksine, en iyi sonuçlar hem beklentinin hem desteğin yüksek olduğu düzende alınıyor.

Gerekçe söyleyin. Bu yaşta çocuk gerekçeyi anlayabiliyor ve gerekçe verilen kuralı çok daha kolay kabul ediyor.

Sonuç kullanın, ceza değil. Önceden bilinen ve davranışla ilişkili sonuçlar öğretici oluyor.

Kuralı kişiliğe bağlamayın. “Sen tembelsin” ile “ödevini bitirmedin” arasındaki fark, çocuğun kendisi hakkında ne öğreneceğini belirliyor.

Kararlara katın. Hafta sonu planı, odasının düzeni, kıyafet seçimi. Karar alanı açmak, çatışmayı azaltıyor.

Bu konuyu çocuklara kural koyulmalı mı yazısında ayrıntılı ele aldım.

Özel Alanın Başlangıcı

Bu dönemde çocuk bazı şeyleri kendine saklamaya başlıyor ve bu, aileleri kaygılandırıyor.

Oysa bu gelişimsel bir adım. Her şeyi anlatan bir çocuk, henüz kendisine ait bir iç dünya kurmamış demektir.

Yapılması gereken bu alanı tanımak.

Kapıyı çalın. Küçük bir davranış ancak taşıdığı mesaj büyük.

Günlüğünü okumayın. Fark edildiğinde güveni kalıcı biçimde zedeliyor.

Sır tutmasına izin verin. Arkadaşıyla arasında kalan bir şeyi söylemesi için ısrar etmemek.

Buradaki tek istisna güvenlik. Sır tutmama kuralının bu yaşta açıkça konuşulmuş olması gerekiyor: bir yetişkin ondan bir şeyi saklamasını isterse bunu mutlaka anlatmalı.

Duygu Sözcüğü Kazandırmak

Bu yaşta duyguları adlandırma becerisi hâlâ gelişiyor. Çocuk çoğu zaman ne hissettiğini bilmiyor değil, adını bilmiyor.

Duyguyu siz isimlendirin. “Hayal kırıklığına uğramış gibisin.” Yanlış tahmin etmek de sorun değil, çocuk düzeltiyor.

Kendi duygunuzu söyleyin. “Bugün işte çok yoruldum ve biraz gerginim.” Bu, hem model oluyor hem de duyguların konuşulabilir olduğunu gösteriyor.

Karma duygulara alan açın. Bu yaşta aynı anda iki farklı duygu hissedilebileceğini öğrenmek önemli. Kardeşini hem sevip hem kızabilmek gibi.

Kitap ve film üzerinden konuşun. Karakterlerin ne hissettiğini konuşmak, doğrudan sorgudan daha kolay işliyor.

Terapiye Yaklaşımım

Bu dönemde ailelerle çalışırken en çok üzerinde durduğum şey ebeveynin ilk tepkisi oluyor, çünkü çocuğun ileride ne anlatacağını belirleyen şey büyük ölçüde bugün kötü haber getirdiğinde ne yaşandığı. Duygu isimlendirmeyi ayrı bir başlık olarak çalışıyorum. Aileden çocuğu konuşturmasını istemiyorum, hedef konuşmayı sağlamak değil kapıyı açık tutmak.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı

  • Çocuk uzun süredir hiçbir şey paylaşmıyorsa
  • Okula gitmek istememe ya da bedensel yakınmalar başladıysa
  • Arkadaş ilişkilerinde belirgin bir kopuş varsa
  • Uyku, iştah ya da okul başarısında süregiden değişiklik varsa
  • Çocuk kendisi hakkında olumsuz cümleler kuruyorsa
  • Öfke patlamaları sıklaştıysa
  • Evdeki iletişim sürekli çatışmaya dönüşüyorsa

Evdeki iletişim sürekli çatışmaya dönüşüyorsa yaklaşımı gözden geçirebiliriz. İletişim sayfasından yazabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Okulda ne yaptığını hiç anlatmıyor, normal mi?

Yaygın. 'Okul nasıldı' sorusu bu yaşta çok geniş bir soru ve çocuk nereden başlayacağını bilemiyor. Somut sorular çok daha iyi sonuç veriyor.

Çocuğumla nasıl daha iyi konuşurum?

Karşı karşıya oturup soru sormak yerine yan yana yapılan işler sırasında konuşmak daha çok kapı açıyor. Ayrıca sorunu hemen çözmeye çalışmamak konuşmanın sürmesini sağlıyor.

Duygusunu anlatmıyor, ne yapmalıyım?

Bu yaşta duyguyu adlandırmak henüz gelişen bir beceri. Ebeveynin duyguyu isimlendirmesi çocuğa sözcük kazandırıyor. Zorlamak ise konuşmayı kapatıyor.

Bir sorun anlattığında hemen çözüm önermeli miyim?

Hemen verilen öneri konuşmayı kapatıyor. Önce anlaşıldığını hissetmesi gerekiyor. Çözüm önerisi ancak o adımdan sonra işe yarıyor.

Ceza vermeden nasıl sınır koyarım?

Önceden bilinen ve davranışla ilişkili sonuçlar, öfke anında konan cezalardan daha öğretici. Bu yaşta gerekçesi açıklanan kural belirgin biçimde daha kolay kabul ediliyor.

Bu yaşta ne kadar özel alan tanınmalı?

Bu dönemde özel alan ihtiyacı artıyor. Odasına girerken kapıyı çalmak ve günlüğünü okumamak, ergenlikte kurulacak güvenin temelini atıyor.

Kaynaklar

  1. Amerikan Pediatri Akademisi, Communication and Discipline (yeni sekmede açılır)
  2. Amerikan Psikoloji Derneği APA, Parenting and Family Relationships (yeni sekmede açılır)
  3. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri CDC, Positive Parenting Tips (yeni sekmede açılır)
  4. Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü NIMH, Child and Adolescent Mental Health (yeni sekmede açılır)

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Bu konudaki tüm yazılar Çocuk ve Ergen 67 yazı

İlgili yazılar