İlkokul döneminde çocuklarla iletişim konusu özel bir çaba gerektirmektedir. Bu gibi dönemlerde okula başlayan çocukların iletişimi yalnızca ailesi ve yakınları ile sınırlı kalmazken, öğretmenleri ve yeni arkadaşları da iletişim sınırlarına dahil olmaktadır. Okulda beraber arkadaşları ile vakit geçirdiği zamanlar olumlu ya da olumsuz pek çok olay ve davranışlarla karşı karşıya gelebilen çocuklar, sevinç, mutluluk, üzüntü, hayal kırıklığı ya da korku gibi duyguları hissedebilmektedir. Dolayısıyla ebeveynlerin bu gibi durumlar çocukları ile nasıl iletişim kurabileceği ise merak konusu haline gelmektedir.

Etkili Bir İletişim İçin Ne Gerekir?

İlkokul döneminde çocuklarla iletişim kurabilmek için öncelikle aktif bir dinleyici olmak, çocukları olduğu gibi kabullendiğini göstermek, ben dili ve sen dili kullanmak, öğüt vermek yerine deneyimler bahsetmek gibi etkenler faydalı olacaktır. Ergenlerle iletişim konusunda da etkili olan bu yöntemler daha çok ebeveynlerin yapması gereken olarak gösterilebilmektedir.

Ebeveynlerin Üstüne Düşen Görevler

Ebeveynler ergenlerle iletişim konusunda pek çok hususta dikkatli olmalıdır. Çocuğu ile iletişim kurmak isteyen bir anne ya da baba öncelikle göz kontağı kurmalı, iyi bir dinleyici olmalı ve iletişim için en uygun zamanı seçmelidir. Bunun yanı sıra çocuğun karşılaştığı sorunlar karşısında çözüm yolu sunmak, kabul dili kullanarak çocuğun içine kapanıklığını önlemek ve kendisini değerli hissetmesini sağlamak da ebeveynlere düşen görevler arasında yer almaktadır.

Çocukların daha sağlıklı bir psikolojiye sahip olması ve onlarla sağlıklı iletişim kurulabilmesi için hem sen, hem de ben dili kullanılmalıdır. Bu her iki dil de çocuklara duyguların geçişini ve yanlış davranışların algılanarak değiştirilebilmesini sağlamaktadır. Örneğin; “Yapmamalısın! Yanlış Yapıyorsun!” gibi söylemler sen dili olurken, “Bugün sözümü dinlemezsen çok üzülürüm” ifadesi ise ben dilidir.

İhtiyaç Halinde Profesyonel Destek Alın!

İlkokul ya da ergenlik çağındaki çocuklarla iletişim konusunda başarılı olamayan ebeveynlerin mutlaka bir psikolog ya da terapistten destek alması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda uzmanlar hem ebeveynlerin, hem de çocukların psikolojisini ölçmekte, sorunların temeli hakkında araştırmalar yaparak çözüm yolu planlayabilmektedir. Üstelik her iki taraf için uygulamış oldukları terapilerle daha sağlıklı bir iletişim kurabilmelerine yardımcı olmaktadır.